Popüler Tarım
"Saban Kılıçtan Üstündür"

Çevre ile uyumlu hayvancılık mümkün mü?

İklim değişikliğinin getirmiş olduğu sorunlar ile birlikte en çok tartışılan konulardan biri de hayvancılık olmuştur.

0 397

İklim değişikliğinin getirmiş olduğu sorunlar ile birlikte en çok tartışılan konulardan biri de hayvancılık olmuştur. Bu durumun başlıca nedenlerinden bir hayvancılık ile birlikte sera gazının atmosfere yayılması ile ilgidir. Kırmızı et üretimi ile birlikte oluşan sera gazı oranı otomobillerin çevreye yaydığı sera gazından fazla olduğu bilinmektedir. 

Çevre ile hayvancılık arasındaki çelişkiler sadece sera gazı yayılımı ile bitmemektedir diğer bir konu da hayvancılık için kullanılan temiz su kaynaklarıdır. Doğal Hayatı koruma Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre bir kilogram et için 15.500 litre suya ihtiyaç vardır. Halihazırda tarımda kullanılan su miktarı tatlı su kaynaklarının büyük bir çoğunluğunu kullanırken hayvancılığın bu su kullanımı içindeki payı büyük bir yer kaplamaktadır. 

Hayvancılık açısında en önemli sorunlardan bir diğeri de yem sorunudur. Birleşmiş Milletlerin yapmış olduğu bir çalışmaya göre tüm dünyadaki ekili arazinin %70’i hayvan yemi yetiştirilmesi için kullanılmaktadır. Örneğin mısır gibi temel besin maddesinin %80’nin hayvancılıkta kullanılması 1 milyar insanın aç olduğu bir dünyada hayvancılığa olan muhalefetin daha da artmasına neden olmuştur. 

Bu soruna başlıca çözüm olarak et ve süt tüketiminin durdurulması gerektiği söylenmektedir fakat dünya da çoğu toplum tarafından benimsenen beslenme biçimlerinin değiştirilmesi o kadar kolay gözükmüyor. Bunun ile birlikte gelişmiş ülkelerde yüksek olan kırmızı et tüketiminin yanında gelişmekte olan ülkelerin de kırmızı ete olan talebi hayvancılığın daha da büyümesine neden olmaktadır. 

Başka bir çözüm önerisi de yapay etler ile ilgilidir. Laboratuvar ortamında üretilen etlerin gelecekte kırmızı eti aratmayacağı söylenmekte. Bu sayede hayvansal üretimin büyük oranda azalacağı öngörülmekte. İlk üretildiğinde 325.000 dolar olan yapay et hamburgeri bugünkü şartlarda 11 dolara kadar indirilebilmiştir.  

Peki hayvancılık tamamen zararlı mıdır? Bu sorunun cevabı ise hayırdır. Besi hayvanları insanların yiyemediği kalın kabuklu bitkileri yiyebilmektedir. Bu durumda tarımsal artık olarak ortaya çıkan saman gibi bitkiler hayvanlar tarafından besin maddesi olarak kullanılmakta ve insanlardan et ve süt üretimi başta olmak üzere hayvanlardan faydalanabilmektedir.  

Geçmişte tarım artıkları ve mera yoluyla yapılan hayvancılık doğaya büyük bir yük teşkil etmiyordu fakat endüstriyelleşme ile birlikte artan dünya nüfusu ve azalan mera alanları hayvancılığı bugünkü hale getirmiştir. Bugün artan et tüketimi yeni yem kaynakları olarak mısır ve arpa gibi ürünlerin yem amacı ile ekilmesine neden olmaktadır.  

Mera hayvancılığı çözüm olabilir mi?

Hayvancılık ile ilgili çevresel sorunlara getirilen çözüm önerilerinden biri de mera hayvancılığına yöneliktir. Bu öneriye göre mera hayvancılığına tekrardan geri dönmek çevresel bir çözüm olarak görülmektedir. 

Bu önerilerden ilki Zimbabveli Biyolog Allan Savory tarafından ortaya atılan bütüncül yönetim yaklaşımıdır. Bu düşünceye göre planlı olarak yapılan mera hayvancılığı doğaya zarar vermemenin yanında doğayı tamir etmektedir. Planlı otlatma ile yapılan hayvancılık topraktaki organik maddeyi zenginleştirmekte böylelikle de dünyanın en önemli çevresel sorunlarından biri olan çölleşme ile mücadele hedeflenmektedir. 

Diğer bir mera temelli hayvancılık çözüm önerisi de Agroforisty yaklaşımıdır.  Agroforisty kavramı Türkçeye ormanda tarım olarak çevrilebilir. Bu yaklaşımda var olan orman yapısı bozulmadan hayvanların ormandaki artıklar ile beslenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım da sadece hayvancılık değil aynı zamanda diğer bitkilerinde orman içinde orman ile uyumlu bir biçimde yetiştirilebileceği düşüncesine dayanmaktadır. 

Bu iki yönteme de eleştiriler bulunmaktadır. Bu eleştirilerin başında mera hayvancılığının fazla iyimser bulunması gelmektedir. Bu eleştiriye göre mera hayvancılığının doğaya zararları görmezden gelinmektedir. Bu iki yönteme yöneltilen diğer bir eleştiri ise bu tip hayvancılığın var olan kırmızı et talebini karşılayamayacağına yöneliktir. 

Kaynakça

Et tüketirken dünyayı da tüketiyoruz – Git – Erişim Tarihi: 19.07.2020

Laboratuvarda üretilen yapay etin maliyeti sadece 2 yılda 325.000 Dolardan 11 Dolara düştü – Git – Erişim Tarihi: 19.07.2020

Tarımsal arazilerin yüzde 70’i hayvancılık için kullanılıyor – Git – Erişim Tarihi: 19.07.2020

Kırmızı et tüketiminin küresel ısınmayla nasıl bir ilişkisi var? – Git – Erişim Tarihi: 19.07.2020

Bu içerik PopulerTarim.com tarafından oluşturulmuştur. PopulerTarim.com'un belirtmiş olduğu "Kullanım İzinleri" ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

Konu Hakkındaki Düşünceleriniz? Yorumla...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz.

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez uygulama politikamızı kabul etmiş olucaksınız, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul Et Devamını oku